Cuma, Eylül 23, 2022

İki Eylemin Gizemli İlişkisi

“Niçin yazıyorsunuz?” yazarlar bu soruyla sık sık karşılaşır. Galiba pek de haz etmezler bu sorudan, çoğunlukla cevaplar belli, belirsizdir, en popüler olanı “bilmiyorum” gibi görünüyor ilk bakışta. Absürt bir tiyatro oyunu olan Gergedan’ın yazarı Eugene İonesco’da meşhur soruyla sıklıkla karşılaşmış olmalı, o soruya akılcı bir cevap veriyor “Siz neden okuyorsunuz?”, çevirisini Murat Belge’nin yaptığı “Yazar ve Sorunları” adlı bölümde (Yazıhane-Murathan Mungan) yazı yazmanın doğasına ve okumanın doğasına dair görüşlerini paylaşır. Yazmak ve okumak hangi paydaşlarda buluşur nerde ayrılır, bu iki eylem, bir biçimde kitaplarla belli bir ilişki düzeyinde herkesin aklının bir kenarında duran çok da net yorumlar içermeyen şeylerdir. Vaktiyle ilgimi epey çeken bu konunun üstünde yeterince durmamış olduğumu, Yazıhane’yi yıllar sonra yeniden okurken düşündüm.  

5 yorum:

Adsız dedi ki...

gerçekten neden yazılır, merak edilir daha çok.

Hayal Kahvem dedi ki...

Merhaba,
Yazını okuyunca Metin Üstündağ'ın Hayatın Bedava Hazları yazılarından biri aklıma geliverdi. Hemen buldum. Bak şöyle:

"hiçbir maddi karşılık beklemeden, tüm insanlara, yeryüzüne ve tüm evrene latin harfli işaretler, fiskeler fırlatmak... beyninden, yüreğinden akan o garip billûr şeyi beyaz kâğıda damıtmak.. ama daktilo, bilgisayar gibi soğuk aletler kullanmadan.. illa ki kurşun kalemle.. ya da teksir ya da beyaz dosya kağıdına.. tıpkı okuldaki gibi.. ve ürkmeden ve çekinmeden ve çırılçıplak.. sonra.. sonrası kendiliğinden geliyor zaten.. sen yeter ki alabildiğince beyaz ve kendin olarak ak, o beyaz kağıda.. ve harflerin ve sözcüklerin bedelli kaçak askeri ol.. yaz, yaz, yaz.. sonrası.. sonrası geliyor zaten.. mektup olarak, faks olarak, telefon olarak, alkış olarak, öpücük olarak.. sen yeter ki yaz.. hayatın eski ve numunelik bir kardeşi olarak.. boyuna, hayata oyalanma, dayanma metinleri sun.. sen yeter ki yaz.. ne güzelsin bak yazarken, okurken de güzellerdir değil mi.. güzeliz, güzeliz"

Hoş di mi?

Ruhi dedi ki...

Öncelikle az önce gördüğüm için gecikmeli yayınladığım yorum için özür dilerken, değerli yorumun için teşekkür ederim. sevdiğimiz meşguliyetleri paylaşmak iyi hissettirir. Hoşluk da var elbette! Sevgiyle kal...

Hayal Kahvem dedi ki...

Aaa! Yeminle neden yayınlamadı acaba diyordum, biliyor musun?
Sevindim hem yayınlanmasına hem cevabına:)

Ruhi dedi ki...

Uzun zaman kapalı olduğu için bakma alışkanlığını kaybetmişim anlaşılan :) yeniden alışmaya başlıyorum. sevgilerle...

Boyalı Kuş

Jerzy Kosinski Boyalı Kuş’ta bir kuşçudan bahseder kitabın bir yerinde, kuşçu biraz psikopat ve sadisttir, sevgilisi ortalıkta görünm...